header25.jpg

Padişahî herdüâlem Şahi Abdülkadirest Serveri evlâdı Âdem Şahı Abdülkadirest Âfütabu Mâhitâbi Arşı ve Kürsiyyi Âlem Nûr-i Akdes, Nûr-i Âzam Şahi Abdülkadirest…

Makaleler ve Köşe Yazıları

Filiz Konca
Filiz Konca
İsmail Küçükdurgut
İsmail Küçükdurgut
Müslim, Taharet 41. Ayrıca bk. Tirmizî, Taharet 39; Nesaî, Taharet 180; İbni Mace. Taharet 49, Cihad 41

İşte Ribatınız1032. Ebü Hüreyre radıyaîlahu anh 'den rayet edildiğine göre, Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Size, Allah'ın kendisiyle günahları yok edip, dereceleri yükselteceği hayırları haber vereyim mi?" buyurdular, ashab: - Evet, ya Resülallah! dediler. Resül-i Ekrem: - "Güçlükler de olsa abdesti güzelce almak, mescidlere doğru çok adım atmak, bir namazı kıldıktan sonra öteki namazı beklemek. İşte ribatınız, işte bağlanmanız gereken budur" buyurdular.Müslim, Taharet 41. Ayrıca bk. Tirmizî, Taharet 39; Nesaî, Taharet 180; İbni Mace. Taharet 49, Cihad 41 

image 0image 1image 2image 3image 4image 5image 6image 7image 8image 9image 0image 1image 2image 3image 4image 5image 6image 7image 8image 9
343080
BugünBugün285
DünDün450
Bu HaftaBu Hafta1254
TümTüm343080
Bu Yolda Teslimiyetin Ehemniyeti

Dervişliğin ve tasavvufun yolu şeyhine teslim olmaktır. Bir müridin teslimiyeti şu şekildedir;İbrahim (as) İsmail (as)’a şöyle dedi;“Oğlum Allah-u zü’l-Celâl bana seni kendisine kurban etmemi vahiy etti. Ben emr-i ilâhiyeyi yerine getireceğim ve seni kurban edeceğim.
”İsmail (as);“Babacığım Allah-u zü’l-Celâl’in emrine ben itiraz edemem ona inkıyat edeceğim. Yalnız beni keserken senin şefkat ve merhametin doğar onun için benim ellerimi ve ayaklarımı bağla sana eziyet etmeyeyim.

Ayrıca beni ensemdem kes yüzüme bakıp da emr-i ilâhiyeyi yerine getirmede tereddüde düşmeyesin. Bir de annem bene çok sever . Annemin gönlünü incitme benim selamımı söyle emr-i ilahî böyleymiş diyerek olanları hoş bir lisanla anlat” diyor. Müslümanın Hakk’a teslim olma mecburiyeti vardır. Hazret-i İbrahim (as) ateşe atılırken semavâtın ve arşın melekleri galeyana gelerek, Allah-u zü’l-Celâl’e şöyle yalvardı;“Sana bir kul ibadet ve taat ediyordu. Seni tanıyor seni biliyordu. Bu kadar isyan içerisinde, küfür içerisinde bulunan bir toplumda böyle bir belanın İbrahim’e yükletilmesine ve onun ateşe atılmasına müsaade edecek misin?”Allah-u zü’l-Celâl;“Benim hikmetim var” diyor. İbrahim (as) mancınıktan ateşe fırlatılır fırlatılmaz melekleri İbrahim’in yardımına gönderdi. Melekler Hazret-i İbrahim’e geliyorlar. Sel melâikesi; “Üfleyip ben bu ateşi su gölü yaparak yok edeyim”, yel melâikesi “ben bu ateşi dağıtarak yok edeyim” diyorlar.

Hazret-i İbrahim;“Hasbiyallahu ve Ni’me’l-vekîl” “Allah bana yeter, o ne güzel vekildir (Âl-i imrân, 173) duasını okuyor. Hazret-i İbrahim (as) Allah-u zü’l-Celâl’in vekaletini kabul ettiği için hitabı ilahî geliyor; “Ey ateş sen İbrahim’e karşı mizacını değiş! Soğu (berden) ve üşütme (selamen). Eğer “selâm” hitabı gelmemiş olsaydı İbrahim (as) ateşin içinde soğuktan donacaktı. Allah’a teslim olana ateş de mizacını değişir. Allah’a dost olana her şey dost olur. Mürid mürşidine teslim olduğu zaman Allahrasulü’ne teslim olmuş,
Allah’a teslim olmuş olur. Allah-u zü’l-Celâl “Kim peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur” buyurmaktadır. Bu teslimiyet öncelikle müridde şu hasletlerin var olmasıyla değer kazanır;Mürit sıfat-ı rasul ile mevsuf olacaktır. Bu ise ancak Rasulüllah’ın hareketlerine ve yaşantısına dikkat ederek öylece yaşama gayreti göstermekle mümkündür. Allah-u zü’l-Celâl şöyle buyurmaktadır;“İnananlar, kötülükleri iyilikle savarlar, kendilerin verdiğimiz rızıktan Allah rızası için harcarlar. Boş söz işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler ve “bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size, size selam olsun. Biz kendini bilmezleri istemeyiz” derler.”
Bu bakımdan sofiler insanların uyumsuzluklarını hoş karşılamalıdır ve yine Allah-u zü’l-Celâl’in buyurduğu üzere “yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman (incitmeksizin) “selam” derler (geçerler). Ve onlar ki, yalan şahitlik etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar ile oradan geçip giderler. Yani sofiler kendini bilmezler ile sürtüşmemeli çatışmamalıdır. Ehlullah yoluna müntesip olan kişide şu ahlakî ilkeler bulunmalıdır;Teslimiyet, Sıdk (doğruluk), Rıza, İyiliği emretmek kötülüğü nehyetmek, Tevbe ve istiğfar,
Hakikate bağlılık, Allahdostları ile dostluk, Allah yoluna basiret ile imtisal etme, Allah dostlarının izinde hareket etme, Tebliğ, Sabır, Dua, Kabirleri ziyaret ve ahirete hazırlık, Ehlibeyt’i sevmek ve onların hizmetinde bulunmak, Efendi Baba hazretlerinin eserlerini sık sık okumak sohbetlerine imtisal etmek, Müşaverede bulunmak, tevazu ile dünya sevgisinden uzaklaşmak.

 

Tasavvufi Makaleler

62. Makale: SEVGİ, SEVİLEN VE GEREĞİ

62. Makale: SEVGİ, SEVİLEN VE GEREĞİ Acaiptir, bir mümine yakışmaz, ama yine de söyler: - “Falan yakınlık kazandı veya...
Devam Oku

20. Makale: "SANA ŞÜPHE VERENİ BIRAK"

20. Makale: "SANA ŞÜPHE VERENİ BIRAK" HADİS-İ ŞERİFİNİN AÇIKLANMASI Biri şüpheli, diğeri şüphesiz iki şey arasında kalırsan...
Devam Oku

58. Makale: HER YANI BIRAKIP ALLAH'IN (C.C.) FAZİLET KAPISINA DÖNMEK

58. Makale: HER YANI BIRAKIP ALLAH'IN (C.C.) FAZİLET KAPISINA DÖNMEK Bütün yönleri bir yana at, bırakıp attığın şeylere yanaşma....
Devam Oku

İmanın Lezzeti ve Müslümanlara yapılan Eziyetler

 Allah-u zü’l-Celâl vardır, birdir, şeriki ve neziri yoktur, muhâlefetu’l-lilhavâdis’tir. Habbibi edibini kendine dost olarak yarattı,...
Devam Oku

Diger Makaleler
OSUS