|
Efendi Hz. Sohbetler
|
|

Faydasız İlimden Allah’a sığınma 11. Sohbet
Allahrasulü (s.a.v), bir duasında şöyle niyazda bulunmaktadır; ^اَللَّهُمَّ إِنيِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لاَ يَنْفَعُ، وَمِنْ قَلْبٍ لاَ يَخْشَعُ، وَمِنْ نَفْسٍ لاَ تَشْبَعُ، وَمِنْ دَعْوَةٍ لاَ يُسْتَجَابَ لَهَا^ “Allahım faydasız ilimden, huşusuz kalpten, doymayan nefisten, kabul olunmayan duadan sana sığınırım.”
Peygamberimiz (s.a.v) efendimiz faydasız ilme dikkat çekerek bundan Allah (c.c)’a sığınmaktadır. Nitekim İblis de birçok ilimler tahsil etmiş idi ama kendisine benlik getirmesi, gurura ve kibire kapılması bunca ilmini faydasız kıldı. Bir müminin faydalı ilim elde edebilmesi için öncelikle kibir, hased ve diğer manevî hastalıklardan kurtulması gerekmektedir. İnsan nereden geldiği düşünmelidir yani bir nutfeden yaratıldığının, sonra et ve kemiğe bürünerek anne karnında tekamül ettiğinin, göbek bağı ile gıdalandığının ve dünyaya geldiğinde ise annesinin süt tulumbaları ile beslenerek tedricen, aheste aheste ibadet ve taat devresine girdiğinin, kulluk ile vazifelendirildiğinin ve mükellef olduğunun farkına varmalıdır. İnsan sabilik devresini bitirip mükellefiyet devresine girince İslamiyeti yaşamak, Kuran’ın hükümlerini icra etmek ve faydalı ilim tahsilinde bulunmak mecburiyetindedir. Kişi öncelikle kendine ve yaratılışına bakarak ibret almalıdır. Kötü huylarından, nefsinin azgınlığından ve şeytanın vesveselerinden Allah (c.c)’ın kapısına iltica etmelidir. Allah-u zü’l-Celâl şöyle buyurmaktadır; “İnsan neden yaratıldığına bir bakıversin.” Allah (c.c) insanın yaratılış aşamalarını başka bir ayet-i celilede şu şekilde kıssa etmektedir; “O Allah ki sizi topraktan, sonra bir nutfeden, sonra bir kan pıhtısından yaratan sonra da sizi bir bebek olarak çıkarandır. Sizleri ergenlik ve gençlik çağına erdiren ve ihtiyarlık çağına kadar yaşatan O’dur. Sizden kiminiz daha önceden vefat eder. Belirli bir ecele ulaşmanız ve akıl erdirip, ibret almanız için tüm bu ilahî kanunlar böylece gerçekleşmektedir.”
Kişi nereden geldiğini ve nereye gidildiğini seyrederek hayatını ona göre ayarlamalı ve ona göre kazanç temin etmelidir. Daima Allah-u zü’l-Celâl’e niyazda bulunmalı ve yalvarmalıdır. “Hüsnü hâtimeler ile, iman-ı kamil ile ölmeyi nasip eyle yarabbi” diyerek duaya devam etmelidir. Kul ancak imanını kurtardığı vakit ebedî bir hayatı elde etmiş olur.
Kaynak: Tasavvuf Tarikatlar ve Silsileleri 1.Cilt (c) Ustaoğlu Kitabevi
Copyright © Seyyid Muhammed Efendi Hz. Sohbetleri Tüm hakları saklıdır.
|