Archiv der Kategorie: Tasavvuf veTarikat

Mevleviyye Tarikatından gelen Şeceresi

1. Şeyh Mevlana Celaleddin Rumi (Konya)

(Mevleviyye Tarikatı Piri) H. 672 M. 1273

2. Şeyh Muhammed Hüsameddin Çelebi
3. Şeyh Muhammed Bahaeddin Veled Çelebi H. 712 M. 1312
4. Şeyh Muhammed Celaleddin Arif Çelebi H. 730 M. 1329
5. Şeyh Şemseddin Abid Çelebi H. 739 M. 1338
6. Şeyh Abdülvahid Çelebi
7. Şeyh Muhammed Çelebi
8. Şeyh Emir Alim Çelebi
9. Şeyh Arif Çelebi
10. Şeyh Cemaleddin Çelebi H. 915 M. 1509
11. Şeyh Ferruh Çelebi H. 1000 M. 1591
12. Şeyh Bostan Çelebi H. 1040 M. 1630
13. Şeyh Ebu Bekir Çelebi H. 1048 M. 1638
14. Şeyh Bahaeddin Çelebi
15. Şeyh Arif Çelebi
16. Şeyh Hüseyin Çelebi H. 1071 M. 1660
17. Şeyh Abdülhalim Çelebi H. 1090 M. 1679
18. Şeyh Bostan Çelebi H. 1117 M. 1705
19. Şeyh Sadreddin Çelebi H. 1124 M. 1712
20. Şeyh Muhammed Arif Çelebi H. 1159 M. 1746
21. Şeyh Muhammed Alaeddin Çelebi H. 1192 M. 1778
22. Şeyh Ali Behçet Efendi (İstanbul)
(Behçetiyye Tarikatı Piri) H. 1238 M. 1822
23. Şeyh Seyyid Muhammed Said Efendi
24. Şeyh Seyyid Bahâeddin Efendi
25. Şeyh Seyyid Abdülkâhir Efendi
26. Şeyh Ömer Efendi
27. Şeyh Seyyid Hocazâde Osman Efendi (Kayseri) H.1392 M.1972
28. Oğlu Şeyh Seyyid Muhammed Hoca Efendi el-Kadirî
Muhammediyye Tarikatı’nın Mevleviyye Tarikatı’ndan gelen diger bir Şecereside efendimizin Üstad-ı Said Nursi’den aldığı Mevlevi koludur.

Çiştiyye Tarikatından Gelen Diğer Şeceresi

1. Şeyh Hâce Muînuddin Hasan el-Çiştî el-Ecmirî

(Çiştiyye Tarikatı Piri) H. 633 M. 1236

2. Şeyh Seyyid Hâce Kudbeddin Bahtiyar el-Kâkî
3. Şeyh Feriduddin Mesud Şekergenç H. 664 M. 1266
4. Şeyh Alaeddin Ali bin Ahmed Sabir el-Gülbîrî
(Sabiriyye Tarikatı Piri) H. 690 M. 1291
5. Şeyh Seyyid Şemseddin Türk Pana Pati H. 715 M. 1315
6. Şeyh Seyyid Celaleddin Pana Pati H. 765 M. 1313
7. Şeyh Ebü’l-Abbas Ahmed bin Abdülhak er-Rudavlî el-Çiştî
(Ahmediyye Tarikatı Piri) H. 832 M. 1429
8. Şeyh Seyyid Şah Arif bin Ahmed H. 836 M.1433
9. Şeyh Seyyid Şah Muhammed Arif H. 898 M.1493
10. Şeyh Seyyid Abdulkuddüs H. 932 M.1526
11. Şeyh Seyyid Şah Celaleddin H. 989 M.1582
12. Şeyh Seyyid Şah Nizameddin
13. Şeyh Seyyid Şah Ebu Said H. 1039 M.1629
14. Şeyh Seyyid Şah Muhibbullah H. 1058 M.1648
15. Şeyh Seyyid Şah Muhammed Feyyaz H. 1107 M.1696
16. Şeyh Seyyid Şah Muhammed Hamid
17. Şeyh Seyyid Şah Adudüddin H.1123 M.1711
18. Şeyh Seyyid Şah Abdülhadi H.1190 M.1776
19. Şeyh Seyyid Şah Abdülbari H.1226 M.1811
20. Şeyh Seyyid Şah Abdürrahim H.1227 M.1812
21. Şeyh Seyyid Şah Nur Muhammed H.1259 M.1843
22. Şeyh Seyyid Mevlana Şah Hafız
İmdadullah el-Mekki H.1317 M.1899
23. Şeyh Seyyid Muhammed H.1340 M.1921
24. Şeyh Seyyid Hocazâde Osman Efendi (Kayseri) H.1392 M.1972
25. Oğlu Şeyh Seyyid Muhammed Hoca Efendi el-Kadirî

Çiştiyye Tarikatından Gelen Şeceresi

1. Hazret-i İmam Ali (k.v) (Necef)  H. 40 M. 660
2. Şeyh Hasan Basrî (Basra) H. 110 M. 728

3. Şeyh Abdülvahid bin Zeyd H. 177 M. 793
4. Şeyh Fuday bin İyaz H. 187 M. 802
5. Şeyh İbrahim bin Edhem (Şam)
(Edhemiyye Tarikatı Piri) H. 198 M. 813
6. Şeyh Huzeyfe el-Maraşî (Maraş) H. 272 M. 886
7. Şeyh Ebu Nasr Hubeyretu’l-Basrî el-Muğırî (Basra) H.287 M.900
8. Şeyh Hace Mimşad (Ulüvv) ed-Dineverî (Dinaver) H. 298 M. 910
9. Şeyh Hâce Ebu İshak İbrahim bin Sa’d el-Alevî eş-Şâmî
(Çiştiyye Tarikatı 1. Piri) H. 329 M. 940
10. Şeyh Hâce Ebu Ahmed Abdal el-Çiştî
(Çiştiyye Tarikatı 2. Piri) H. 323 M. 935
11. Şeyh Hâce Ebu Muhammed el-Çiştî H. 331 M. 942
12. Şeyh Hâce Yusuf bin Muhammed
bin Sem’ân el-Çiştî H. 359 M. 970
13. Şeyh Hâce Kudbeddin Mevdûd el-Çiştî H. 521 H. 1127
14. Şeyh Hâce Şerif Zendî el-Çiştî H. 612 M. 1215
15. Şeyh Hâce Osman Harunî el-Çiştî H. 603 M. 1207
16. Şeyh Hâce Muînuddin Hasan es-Sencerî el-Ecmirî (Ecmir)
(Çiştiyye Tarikatı Piri) H. 633 M. 1236
17. Şeyh Seyyid Muhammed el-Kadirî es-Sincârî (Cizre)
(Muhammediyye Tarikatı Piri) H. 619 M. 1223
Bundan sonra silsile Nesep yoluyla Efendimize kadar intikat etmektedir.Bakınız Altın Silsile

Şernubiyye (Desukiyye) Tarikatından Gelen Şeceresi

1. Şeyh Seyyid Burhaneddin İbrahim bin Abdülaziz ed-Desukî
(Desukiyye Tarikatı Piri) H. 676 M. 1277
2. Kardeşi Şeyh Musa bin Ebu’l-Mecd
ed-Desukî [İskenderiye] H. 739 M. 1339
3. Oğlu Şeyh Muhammed
4. Şeyh Ebu’l-Mekârim Celaleddin
5. Şeyh Muhammed
6. Şeyh Muhammed Deyrunî
7. Şeyh Muhammed el-Gazâlî
8. Şeyh Muhammed bin Abdusselam el-Mağribî
9. Şeyh Hafız Abdurrahman Celaleddin es-Suyutî
(Suyutiyye Tarikatı Piri) H. 911 M. 1506
10. Şeyh Celaleddin Ahmed bin Hayreddin Muhammed
bin Ebu’l-Hayr Muhammed el-Kürkî
11. Şeyh Bedreddin Muhammed eş-Şahavî
(Şehâviyye Tarikatı Piri)
12. Şeyh Seyyid Şihabeddin Ebü’l-Abbas
Ahmed el-Malikî el-Burhanî (Antalya)
(Şernubiyye Tarikatı Piri) H. 994 M. 1585
13. Şeyh Seyyid Ali
14. Şeyh Seyyid Osman
15. Şeyh Seyyid Ahmed
16. Şeyh Seyyid Ali
17. Şeyh Seyyid Ahmed
18. Şeyh SeyyidOsman
19. Şeyh Seyyid Ahmed
20. Şeyh Seyyid Osman
21. Şeyh Seyyid Ahmed
22. Şeyh Seyyid Mahmud
23. Şeyh Seyyid Hocazâde Osman Efendi (Kayseri) H.1392 M.1972
24. Oğlu Şeyh Seyyid Muhammed Hoca Efendi el-Kadirî

Cezuliye Tarikatından gelen Şeceresi


1. Şeyh Seyyid Muhammed bin Muhammed el-Cezulî [Marakeş]
(Cezuliyye Kolu Piri ve Delailu’l-Hayrat Müellifi) H. 890 M. 1485

2. Şeyh Seyyid Abdülaziz Tiba’
3. Şeyh Seyyid Ahmed bin Musa es-Semlâlî
4. Şeyh Seyyid Ahmed bin Ebu’l-Abbas et-Tamagî
5. Şeyh Seyyid Abdülkadir el-Fasi
6. Şeyh Seyyid Ahmed el-Makarrî
7. Şeyh Seyyid Ahmed bin el-Hacı
8. Şeyh Seyyid Muhammed bin Ahmed bin Ahmed el-Müsnî
9. Şeyh Seyyid Muhammed bin Seyyid Ahmed el-Hadorî
10. Şeyh Ali ibn-i Yusuf el-Harirî el-Medenî
11. Şeyh Seyyid Ahmed ibn-i Merhum Seyyid Allame Rıdvan (Medine)
12. Şeyh Seyyid Hocazade Mahmud Usta Efendi [Kızılviran] H.1349 M.1931
13. Oğlu Şeyh Seyyid Usta Hocazade Osman Usta Efendi [Kızılören] H. 1392 M.1972
14. Oğlu Seyyid Muhammed Hoca Efendi
Bakınız Eserimize:
Geçmişten Günümüze Tarikatlar ve Silsileleri
Şeyh Seyyid Mahmud Usta Efendi
http://www.ustakitap.com

Ebheriyye Tarikati


Hacı Bayramı Veli Hz.leri de Hz.Ebu Bekir´in (ra) neslinden olan Akşemsettin´i (Fatih in hocasını) yetiştirdi.
Somuncu Baba ayrıca Peygamberimiz (sav) Efendimizin neslinden olan Emir Sultan (ks) Hz.nin eksiklerini tamamladı.

Bursa´da Yıldırım Beyazit Han, yaptırmış olduğu Ulu Camii`nin açılışı için Emir Sultan Hz.lerini davet eder, fakat Emir Sultan Hz.leri „Somuncu Baba varken ben bu açılışı yapmam“ der.
Padişah Yıldırım Beyazit Han Somuncu Baba yı davet eder, davet kabul görüp açılış yapılır.
Somuncu Baba tarafından irad edilen hutbe Fatiha Suresine yedi kez yorum getirilir.
Daha sonra Camii çıkışında her üç kapıdan da çikanlar birleştiklerinde hepsi de Somuncu Babayı görüp onun elini öptüklerini söylerler.
Bu olay üzerine Somuncu Baba`nın evliyyullah olduğunu anlayan Şemsi Fenari onu ziyaret eder ve himmet ister.Ziyaret karşılığı olarakta kendisine himmet edilir.
(Fatiha Suresinin Şemsi Fenari tarafından yazılan yedi ciltlik tevsiri asırlarca kaynak kitap olarak okunur )
Sırrı ifsa olan Somuncu Baba büyük şöhrete kavuşur, ama Şöhret afetir hadisine uyarak Bursa dan ayrılır.
Oradan Aksaray a gittiği söylenirse de üç yerde mezarı olduğu söylenmektedir.

Akşemsettin Hz.leri ayrıca Kayseri`de Sih Camii avlusunda türbesi bulunan İbrahim Sarafüyu (İbrahimbin Hüseyin Sarafu Tennuri ) Hz.lerini yetiştirdi.
İbrahim Tennuri Melami tarikatının mürşitlerindendir.

Daha Halveti ve Celveti kollarinin birleşmesiyle oluşan Ebheriye kolu Çorakcı Zade Hacı Hüseyin Aksakal (ks) da birleşir.

18. yaşında sohbet vermeye başlıyan Hacı Hüseyin Efendi ìn manzum İlmihali, Hac Menasıkı, Diş Risalesi ve keckül (sohbet) gibi esrleri vardır.

Kayseri İmam Hatip lisesinin yapılışında büyük katkısı olan Hacı Hüseyin Efendinin, Cumhuriyet döneminde sohbetleri yasaklanınca evinde talebe yetiştirmeye başlar.

Bunlar arasında Seyyid Muhammed efendi`de vardır.

Talebelerine İlmü,Aruz,Fıkıh ve eperye (Kadiri tarikatının iç yüzü) dersleri veren Hacı Hüseyin Efendi 1952 de dünyasını değiştirir.

Kabiri şimdiki 2 Meslek Lisesinin olduğu yerdedir.

Nakşi tarikatının mürşitliği Demirci Osman Efendiye, Kadiri Tarikatı Ebheriye kolu olarak Seyyid Muhammed Efendiye geçer.

Naksibendiyye Tarikatı (Halidiyye Kolu)

 Medresede ilim tahsil yaparken askere alınan ve Avusturya cepehesine gönderilen, oradan Filistin ordusuna tayin edilen seyyid Osman Efendi Filistin’de İngilizlerle harbe girer.

Cepehede Halidi Bağdadi´nin müridlerinden seyyid Abdullah ile tanışır ve ondan el hayri alir.

Nakşi tarikatının Halidi oluşturan bu kol Ali Gülam Hz. lerinden gelmektedir.

Daha sonra ingilizlere esir düşen Seyyid Osman efendi diğer esirler gibi zehirli su ile doldurulan Havuza atılır, ama Allah´ü Teala´nın izni ile kurtulur.

Memleketine döner Kızılörende imamlık yaparken dünyasını değişir.

Mürşitlik, oğlu Seyyid Muhammed Efendiye geçer.

Şah-ı Nakşibendi Hz.den bir Siir

Şah Abdülkadir,

Arşın, Kürsi’nin, Kalem’in ayı hem güneşi,

En büyük nurdan bir kalb nuru Şah Abdülkadir.

Mevleviyye Tarikatı

 Kayseri kuruluşundan beri günümüze kadar çok sayıda veliye ev sahipliği yapmıştır.Allah Teala´dan dileğimiz kiyamete kadar da devam etmesidir.
Bu velilerden birisi de Seyyid Burhanettin (ks) Hz.leridir.Mevlevi tarikatının kurucusu olmuştur.
Bu tarikat Seyyid Burhanettin (ks) Hz.leri ile başlamış ve Mevlane Celalettin Rumi (ks) Hz.leri ile devam etmiş; ancak Hz. Mevlane bu tarikata sadece raksı ilave etmiş; diğer bütün ilimleri Seyyid Burhanettin (ks) öğrenmiştir.

Bu kol Bediüzzaman Said Nursi (ks) Hz.lerine kadar gelmiştir.
Rusya ya esir düşen Said Nursi (ks) Hz.leri esaretten kurtulup İstanbula geldikten sonra Celebi dergahından uzun süre ders almıştır

Saidi Nursi de Bitlisli Mehmet Emin Efendiden gelen Nakşi Kolu,kuddusi lakabı ile anılan aslen Buhara Türkmenlerinden olan Ahmet Kuddusi (ks) Hz. lerinden Kadiri dersi ve Hz. Mevlana dan gelen Mevlevi kolu olmak üzere üç kol birleşmiştir.

Ve aynı zamanda üveysidir. Bediüzzaman Saidi Nursi (ks) leri.

Yönetimlerin islama karşı davranışlarına muhalefet ettiğinden Ankara İsparta vs.Ağır Ceza Mahkemelerinde müteaddit defalar yargılanıp Türkiye nin ceşitli illerine sürgün edilerek hayatını sürdürdüğü halde zikir ve tebliği hiç bir zaman ihmal etmemiştir.
Islamdan tavüz vermesini hayatı ile ödeyip şehadet şerbetini içen Şeyh Said in yeğeni ve halifesi Şıh Melik, Kayseriye sürgün edilir.

Kayseri´ye geldiğin de 17 yaşındadır. Burada Seyyid Muhammd Efendi ile tanışır ve 1948 de Isparta ya Bediüzzaman Saidi Nursi-Hz.lerinin dergahında 7 (yedi) ay birlikte ders alırlar ve Saidi Nursinin İstanbula sürgün edilmesiyle tekrar Kayseriye dönerler.

Seyyid Muhammed Efendi, Said Nursi Hz. leri ile müteadit defalar görüşür.

14 Mart 1960 tarihinde vefat eden Bediüzzaman Saidi Nursi Hz. lerinden Kadiri-ve mevlevi kollarının Mürşitliği Seyyid Muhammed Efendiye geçer.

Bediüzzaman Said Nursi (ks) vefat Urfa da Halil İbrahim Camii avlusuna defedildiği halde 27.05.1960 ihtilalinde mezarından çıkartılarak bilinmeyen bir yere götürülür.

Tarikatı Kadiriyye Muhammediyye Kolu

  Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizden sonra Hz. Ali (k.v.) ile devam eden Mevlevi Tarikatının Mürşidi Hz. Mevlana’nın, Rufevi tarikatının piri Ahmet Rufai (ks) hazretlerinin, Nakşi Tarikatının Piri Şahı Nahşibend (ks) hazretlerinin, mürşidimiz Gavsul Azam Abdulkadir Geylani (ks)’den Kadiri adını alan tarikatın koludur.
Muhammediyekolu, Ebheriye, Halidi (Nakşi Tarikatından gelen kol) Mevlevi, olmak üzere birleşen bir koldur.
Mürşidi İstanbul’da ikamet eden Seyyid Muhammed (ks): 1928’de Kayseri’de dünyaya geldi. 5 yaşında ilim tahsiline başlayıp başta babasından olmak üzere birçok ulemadan zahiri ilimleri tahsil etti. Ayrıca batını ilimlerde tahsil eden Seyyid Muhammed efendi babası Seyyid Osman efendi’den Kadiri ve Halidi tarikatlarının, Çorakcı Hacı Hüseyin efendi’den Epheriye tarikatının ve Said Nursi hazretlerinden Mevleviye tarikatının icazetini aldı.
Fahri kainat Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimizden sonra birinci imam Hz. Ali (kv) ile ayrılan ve imam Hüseyin (ra) İmam Hz. Zeynal Abidin (ra) İmam Muhammed Bakir (ra) la devam etmiş ve imam Hz. Caferi Sadık’ta (ra) Nakşi tarikatı ile birleştiği için Derya haline gelmiştir. İmam Caferi sadıkin (ra) Annesi ve İmam Hz. Muhammed Bakir`in eşi Ferva (ra) Hz. Ebu Bekir in (ra) torunun kızıdır. O nedenle de iki kol imam Hz. Caferi Sadıkta birleşmiştir.
           İmam Hz. Musa Kazım (ra) ile devam eden ve Pirimiz Abdülkadir Geylani (ks) Hazretlerinde genişleyen ve adını da ondan alan Kadiri Tarikati Seyyid Muhammed (ks) de ; Muhammediye, Ebhriye, Mevlevi ve Nakşi (bu koldan Halidi) olmak üzere dört kolun birleşmesiyle tekrar Derya haline gelmiştir. Burada asıl olan Muhammediye Koludur. Diğer Kollarla sonradan birleşmiştir.

          Babası Hz. Hasan (ra) in Annesi Hz. Hüseyin (ra) neslinden olan Gavsul Azam Abdulkadir Geylani (ks) kurmuş olup adnı da ondan almıştır. İmami Rabani (ks) tarafından ikibininci yılın yenileyicisi olduğu söylenen Abdülkadir Geylani (ks) dünyaya gelmeden önce Bağdat Alimleri tarafından geleceği Müjdelenmiş, onun ayaklarının bütün evliyanın omuzları üzerinde olacağı işaretle haber verilmiştir. Vazifesinin Kıyamete kadar devam edeceğini işaretle kendisi şöyle buyurur:

„ÖNCEKİ GÜNEŞLERİN HEPSİ BATTI VE GİTTİ, BİZİM GÜNEŞİMİZSE BATMIYACAK EBEDİ“.

Şeyh Seyyid Osman Ustaoğlu

(Seyyid Muhammed efendinin Babası)
Şeyh Seyyid Osman Ustaoğlu: (H.1310) M.1895 yılında Kayseri´ye bağlı İncesu ilcesinin Kızılören kasabasında doğdu.
İmam-ı Hz. Ali soyundan olup seyyidir.
İlim tahsiline küçük yaşlarında babasının himayesinde Kur´an-ı kerimi ezberleyerek başladı.
Daha sonra babası Şeyh Seyyid Mahmud Ustaoğlu tarafından Arapca ilmini öğrenmesi için Kayseri´ye medreseye gönderildi.
Devrin ileri gelen alimlerinden;Hamurculu Osman Efendi , Külekzade Abdullah Efendi, Kiçikli Hacı Kasım Efendi ve birçok alimden ilim tahsil etti.
Ayrıca babasından askere gidinceye kadar, yirmi ikinci dedesi ve Kadiriyye Tarikatı Piri Şeyh Seyyid Muhammed el-Kadiri Hz.lerinin kurduğu Muhammediyye Kolu´nun derslerini almıştır.

 1914 yılında birinci Dünya Savaşı çıkınca ilim tahsiline ara vermiş ve vatanı görevini yerine getirmek için Ankara´ya gitmiştir.
Kayseri´de o zamanda ulaşım çok zor olduğu için Kayseri´den Ankara´ya arkadaşları ile beraber yaya olarak on günde gelmişlerdir. Buradan da tren yolculuğuyla İstanbul´a gitmiş ve Tuzla ´da yirmi gün kadar askeri eğitim görmüştür.
Dahasonra Avusturya´da bulunan 15. Topcu Alayına topcu eri olarak katılmış olup, Galiçya Cephesi bir yıl Ruslara karşı çarpışmıştır.
Bu cephe Ruslar tarafından düşürülmüş ve Osmanlı askeri geri çekilen birliğin kumandanı olan Cevat Paşa yaralanmış ve Şeyh Seyyid Osman Ustaoğlu Hz. leri bu komutanı sırtına alarak geri çekilen birliğinin bulunduğu yere kadar getirmiştir.
Şeyh Seyyid Osman Ustaoğlu´na bu davranışından dolayı kahramanlık nişanı ve çavuş rütbesi verilmiştir.
Düşen bu cephede bulunan askerler, İngilizlerle çarpışması için Kudüs`ün Yafa cephesine sevk edilmiştir.
Şeyh Seyyid Osman Ustaoğlu: Yafa cephesinde Şeyh Halid el-Bağdadi Hz. lerinin halifelerinden Seyyid Osman Ustaoğlu bir carpışma esnasında İngilizlere esir düşmüş olup, Yafa cephesinde diğer esir düşen askerlerle birlikte Mısr`a götürülmüşlerdir.
İngilizler bu esirlerin uyuzluk hastalığına tutulmuş olduklarını ileri sürerek onları kireç dolu bir havuzun içine sokmuşlardır.
Bu esirlerin bir kısmı çektikleri acılara dayanamayarak şehit olmuştur. Bu arada Şeyh Seyyid Osman Ustaoğlu bu havuza girerken hafif bir baygınlık gecirmiş ve manevi alemde Hz. Peygamber (s.a.v.) kendisine havuzda kaldığı süre içerisinde gözlerinin kapali tutmasını emretmiştir. Kireç dolu havuzdan çıktıktan yaklaşık yedi gün sonra ingilizler tekrar kendisine gelerek bir hastalığa yakalandığını söylemişler ve vucüduna bir iğne yapmışlardır.
Yapılan iğnenin etkisiyle yaklaşık bir gün sonra kafasındaki saçların tümü dökülmüş ve bir daha kafasında saç oluşmamıştır.
Bu sıkıntılardan kurtulan Şeyh Seyyid Osman Ustaoğlu , sağ kalan diğer esirlerle birlikte Nil nehrinin yakınlarındaki sulama arazilerine kanal kazması için gönderilmiştir.
Dört yıl ingilizlerin elinde esir olarak kalan Şeyh Seyyid Osman Ustaoğlu bu süre içerisinde esirlerin arasında bulunan birçok tarikat ehli kimselerle tanışmış ve onlarla birlikte zikir yapmışlardır.
Onların bu halini gören ingilizler „Osmanlılar esaretten kurtulkmak için tanrılarına yalvarıyorlar.“ diyerek kendileri ile alay ederlerdi.
İngilizler ellerindeki esirleri yemeleri için öğleye yakın bir baş soğan ve ikindi vaktinde yakında günes altında çalışan esirlerin tansyonlarının düşmesi için de bir diş sarımsak verirlerdi.
Aç olan esirler ise çevrelerinde bulunan incir ağaçlarından taze incir yerlerdi.
Taze incirin sütü diş etlerine çürüttüğünden dolayı Şeyh Seyyid Osman Ustaoğlu da esirliği döneminde bütün dişlerini kaybetmiştir.