Hak Marifeti ve Hidayet Yolu

Biz Hakkın kudreti ile hakim olduğu aciz kullarıyız.  Cenabı Hak bizim anlayamayacağımız ve idrakımızın dışında bir ilme ve icraata hep sahip.  Hatta, ilim ve anlayış olarak ilerledikçe ve Hakkı bazı sırlarını anladıkça, Cenabı Hak daireyi genişletir ve yeni bir daire oluşturur ki bu daire bizim idrak alanımızı kuşatır ve idrakımız dışında ise gökler kadar geniş bir daire bırakır ve Hakkın işlerinin çoğu yine o geniş Hakkın sır dairesine koyulur.  İnsan asla yüce ve kuddüs olan ve subhaniyeti ile göklerde ve yerlerde hakim olan Allah’ı anlayamaz.  Sadece eğer Hakka yaklaşır ve kendini sevdirirse o zaman Cenabı Hak sevdiklerine çok lutufkardır o zaman hem Allah sevdiklerine sırları bildirir hem de yardım eder ve bulundukları ortamda ve yerde işleri onların lehine çevirir.  Hatta derecesi yükseldikçe, ki bu ihlas ve marifetin yani ihsanın artması ile olur, olayları ikramı ilahi olarak o yakın kulunun lehine çevirir hatta velie kullarına bizzat tasarruf verip olaylara müdahele lutfeder.  Ahirette ise Kevser ve Resulun şefaati bekler ve daha sonra ise Cennetlerde nihayetsiz nimetler.  Yani Hakka giden yolda Hakkın lutfu sonsuza kadar hep artar.  Allah’ın lutfunun sonu yoktur.

Buna mukabil, Aziz ve Celil olan Allah’ın ceza ve kahrının da sonu yoktur.  Dünyada çok çektirip çok acı yaşatabildiği gibi kabirde dünya acılarının yüzler  katı büyük azapları vardır ama ahiret günü onun da binlerce katı büyük acı ve cefaları mümkün kılar ve onun da üstüne sonsuz ve asla tarif edilemez Cehennem azabını yaratır ki dünyada biri Cehennem azabının bir saniyesini bile asla tahammül edemez çünkü acı çekme derecesi dünyada yaratılmamış derecededir.

 

Schreibe einen Kommentar