Nereye Gidiyoruz?

                 

 

Abdulkadir Geylani Hazretleri şöyle buyurur:

 

“Allah seni Zatını tevhid etmen için yarattı; ne dünya, ne de ahiret için değil. Dünya seni ne doyurur, ne de suya kandırır. Dünya aldatıcıdır, hilecidir. Senin musibetin nefsin için bir varlık görmendir..”

 

Muhammed Suresi: 32. “Şüphesiz, inkâr edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Peygambere karşı gelenler Allah’a hiçbir zarar veremezler. O, onların işlerini boşa çıkaracaktır.”

 

Ehlullah bu ayeti şöyle tefsir eder:

 

         (“Küfredenler, örtenler, örtbas edenler, hakkı örtenler, Allah’ın âyetlerini örtenler, kendi hevâ ve heveslerini, keyiflerini gündeme getirebilme adına Allah’ın âyetlerini Allah’ın arzularını örtenler, keyiflerince bir hayat yaşayabilmek için Allah’ı, Allah’ın âyetlerini, Allah’ın dinini gündemlerinden düşürerek üstünü örterek Allah’ın âyetlerinin defterini dürenler, kendi hevâ ve heveslerini, kendi yasalarını ikame edebilmek için Allah’ın yasalarını örtüp saklayanlar, insanlara sundukları eğitim, hukuk, kılık-kıyafet, ekonomi, siyasal yapılanma, sofra, kazanma-harcama anlayışlarıyla Allah’ın yasalarını örtenler…

 

Ya âyetleri örtenler, yahut da âyetlere karşı kendilerini, kendi hayatlarını örtenler, hayatlarını Allah’ın âyetlerine örtülü tutanlar, hayatlarını, sözlerini, düşüncelerini ve davranışlarını Allah’ın yasalarına kapalı tutanlar… Sanki Allah kendilerinden hiçbir şey istemiyormuş, Allah onların hayatlarına hiç karışmıyormuş gibi Allah’ın tüm tekliflerini yok farz ederek bildikleri gibi bir hayat yaşamaya çalışanlar…

 

         Kendileri hakkı örttükleri gibi, başkalarının hakka ulaşmalarını engellemeye çalışanlar… İslâm’ın tebliğinin önüne dikilerek, İslâm eğitimini yasaklayarak insanların hakka ulaşmalarına engel olanlar, insanları zorla Allah yolundan çevirmeye çalışanlar ve de Allah’ın Resûlü’ne karşı onun yolunun yolcuları olan mü’minlere karşı cephe oluşturanlar… Rasulullah’ın ve Müslümanların karşısındaki safta yerlerini alanlar… Üstelik bütün bunları yaparken de kendilerine hidâyet belli olduktan, yâni Kitabı, sünneti, Allah’ı, peygamberi, dini, hidâyeti tanıdıktan sonra bunları yapanlar var ya, işte bunların Allah’a karşı verebilecekleri herhangi bir zarar yoktur. Allah’a, Allah’ın peygamberine, Allah’ın dinine ve bu dinin mensuplarına verebilecekleri en küçük bir zarar yoktur. Allah’a zaten zarar veremezler de, burada anlatılmak istenen Allah’ın sistemine ve Müslümanlara verebilecekleri bir zarar yok demektir.

 

         Bir de âyet-i kerîmeden şunu anlıyoruz ki peygambere muhalefet, Allah’a muhalefettir. Peygamber yolunun yolcularına düşmanlık, Allah’a düşmanlıktır. Unutmayalım ki Müslümanlara düşmanlık yapanlar karşılarında Allah’ı bulacaktır.

 

         Allah onların tüm işlerini boşa çıkaracaktır. Ya Allah onların iyi zannettikleri, iyi ameldir diye yaptıkları tüm amellerini geçersiz kılacak, değerlendirmeye tâbi tutmayacak, kıyamet günü onlar için terazi, mizan koymayacak ya da dünyada Allah’ın peygamberine ve Müslümanlara karşı düşmanlık adına düşündükleri tüm planlarını, Allah’ın âyetlerini, Allah’ın yasalarını, Allah’ın sistemini engellemek için aldıkları tüm tedbirlerini, tüm mesâilerini boşa çıkaracaktır. Ne yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın âyetlerinin, Allah’ın sisteminin hayata hakim oluşuna engel olamayacaklardır. Ne bu dine, ne de bu dinin mensuplarına yapabilecekleri hiçbir şey yoktur onların. Her ne kadar şu anda bu kâfirler Müslümanlara karşı üstünlük sağlamış gibi görünerek mü’minlere işkence ve eziyet edebilecek duruma gelmişlerse de, unutmayalım ki bu da yeryüzünde Rabbimizin koyduğu yasaları gereğidir.”)

 

Schreibe einen Kommentar