Allah Aşıklarını Sever

Allah Aşıklarını Sever

 

Allah bizi yokluk karanlıklarından varlık alemine gönderdi. Şu hayatı yaşarken acaba dünyaya gelişimizde nasıl bir mantıki sebep görüyoruz? Dünyayı doğru görebiliyor muyuz? Gönüllerimizi nelerle doldurmuşuz? Oysa kalplerde imanın sıhhat bulabilmesi için dünya sevgisinin bulunmaması gerekir. Allah’a kul olmayı, kainata sultan olmaya tercih eden yiğitleri Allah sever.

 

Allah’ın sevgilisi Peygamber efendimiz  (s.a.v.)’in yolunu terkedip dünyaya dalmak belamızı bulmaktır. Peygamberimizin (s.a.v.) düşmanlarına dost, dostlarına düşman olarak nasıl O’nun ümmeti oluruz? Seven sevdiğine itaat eder. Biz en çok neyi sevmişiz? Kimin peşine düşmüşüz? Talebin kıymeti insanın kıymetini yükseltir. Yoksa bir kemiğin arkasından mı koşup duruyoruz? Pislik böceği gülden kaçar. Sünnet-i seniyyeleri yaşatıyor muyuz yoksa öldürüyor muyuz? Yoksa arzularımızı Allah ve Resulünden daha mı çok sever olmuşuz? Hakkı seveni Allah’da sever.

 

Allah’a yakınlık cennet, uzaklıksa cehennemdir. Kulluk şuuru bizi Allah’a yaklaştırır. Varlık iddiasıysa secdeye mani olur. Fani olanı ve baki olanı görmeden nasıl yaşanır? Güç ve kuvveti nerede arıyoruz? Sebep perdelerine dolanmış kalmışız. Hak ve hakikatleri çiğneyerek ne umuyoruz? Örümcek ağlarına tutulan göklere nasıl yol bulacak? Dünya kapısında itişip çekişen semaya nasıl layık olacak? Allah güzeldir, güzelliği sever.

 

Nefis putunun kılavuzluğunda yol alanın kıblesi nasıl Kabe olacak? Vuslatı aramayan nasıl kavuşacak? Helal olmayan lokmalar, heva ve heves bizi Hak’tan uzaklaştırmış, denizine varamayan damla gibi ortada kalakalmışız. Gök sofrasına nasıl sırtımızı dönmüş, fani alemdeki arzularla bu hayatı yaşamaya nasıl razı olmuşuz? Allah’ı arayanı Allah sever.

 

Neyin kaygısını taşıyoruz? Allah’tan korksaydık, O’nun emir ve yasaklarını çiğneyebilir miydik? Ebu Talip gibi başkaları ne der endişesini yaşamak, Ebu Cehil gibi putlarla dolu bir hayat içinde konforunu düşünmek, Ebu Leheb gibi Allah yolunun yolcularına eziyet etmek bize hiç yakışmıyor. Gönlünü Allah’ın rızasına bağlayanı Allah sever.

 

Allah resulü (s.a.v.) akibeti gören gözüyle dünyaya cife (leş) vasfını reva görmüştü. Halk için leş pek tiksindiricidir ama bazı hayvanlar için lezzetlidir. Vahyin ışığı parlayıp dururken yarasa gibi karanlıktan hoşlananlar nasıl safa içinde olur? Hakkın hakkını bilmeyen neyi bilir? Allah haddini bilenleri sever.

 

Gönül erleri abıhayat içirirler. Velilerin hizmetinde olmak padişahlarla birlikte olmaktan yeğdir. Maksat Hak’tır. Şeytan gibi kendini gören bu kapının değerini nereden bilecek?

Dünyaya tamah edenin yolu başkadır. Allah sıhhat bulmuş kalpleri sever.

 

Allah Rasulü (s.a.v.)’in bir Mus’ab’ı da ben olayım diyebiliyor muyuz? Hasırda yatarım, soğan ekmek yerim ama kimseye esir olmam diyebiliyor muyuz? Dünyayı elinin tersiyle iterek kimseye köle olmam diyebiliyor muyuz? Ben Allah ve Resulüne sevdalanmışım. Hak ve hakikatleri çiğnetmem diyebiliyor muyuz? Allah aşıklarını sever.

 

Allah’ın nezdindeki yerimizi öğrenmek istiyorsak, Allah’ın nezdimizdeki yerine bakmalıyız.

Ajandamızın ilk sırasında kim var? Önceliğimiz ne? Vefasız dünyaya gönül verenler dertten, sıkıntıdan, zahmetten başka bir şey elde edemez. İlahi aşka yüz tutanlara, gönlünde Allah’ın rızasını kazanmaktan başka birşey bulunmayan yiğitlere selam olsun.

Allah gönül erlerini sever. 

 

Filiz Konca

Schreibe einen Kommentar