Ehullahın türbelerini Ziyaret Etmek ve Seyyid Omuzu Güçlü Hazretleri

ehullahın türbelerini Ziyaret Etmek ve Seyyid Omuzu Güçlü Hazretleri
7. Sohbet

 

 ^إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ^
 “(Rasulüm) kuşkusuz biz sana kevseri verdik.”

“Kevser” birçok mana ile tefsir edilmektedir. Kevser ile işaret edilen Kuran-ı Kerim’dir. Yani ayetin manası “Ey Muhamed (s.a.v), biz sana Kevser’i verdik yani her ne kadar suyu taşınırsa taşınsın asla eksilme göstermeyen, bitme ve tükenme bilmeyen sonsuz bir umman olan Kuran-ı Kerim’i sana parça parça, ayet ayet bir tertil üzere inzal ettik.” demektir. Allah-u zü’l-Celâl şöyle buyurmaktadır;
 ^وَلَوْ أَنَّمَا فِي الأَرْضِ مِنْ شَجَرَةٍ أَقْلامٌ وَالْبَحْرُ يَمُدُّهُ مِنْ بَعْدِهِ سَبْعَةُ أَبْحُرٍ مَا نَفِدَتْ كَلِمَاتُ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ^
“Şayet yer yüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz katılarak (mürekkep olsa) yine de Allah’ın sözleri tükenmezdir. Şüphesiz Allah azizdir, hikmet sahibidir.”
Bu ayet-i celîlenin bir manası da şu şekildedir; “Ey Muhammed (s.a.v), biz sana Kevser’i verdik yani sana büyük bir lütuf ve çok bir nesil verdik. Salih bir ümmet ve seçilmiş dostlar ihsan ettik. Enbiyaların nesilleri gibi evliyalar verdik. Sana binlerce, yüzbinlerce veliler hibe ettik.”

Peygamberimiz (s.a.v) efendimizin neslinden gelen velilerden birisi de Muhammed bin Ali omuzugüçlü hazretleridir. Peygamberimizin neslinden gelen bir veli ile birlikte, onun mescidinde cuma namazını eda etmek Medine’de Hazret-i Muhammed (s.a.v) efendimizin yanında namaz kılmak gibidir. O kadar ecr u sevaba nail olmaktır.
Peygamberimizin neslinden gelen bu zat çok çileler çekerek zaman içerisinde buraya yerleşmiş, etrafına yüzlerce dervişi toplayarak zikir meclisleri tertip etmiştir. Allah (c.c)’ın rızası ile meşgul olmuştur. Tekkesi vakfının mahsullerinden bir kısmını Harameyn-i şerifin fakirlerine taşımıştır. Yüzyıllar boyunca tüm bu hizmetleri gören Seyyid Muhammed el-Kadirî hazretlerinin neslinden gelen, Abdülkadir Geylânî hazretlerinin ve Seyyid Muinuddin Hasan el-Ecmirî hazretlerinin torunlarından olan Muhammediyye kolunun sadât ve evliyalarının manevî dereceleri ve itibarları çok yüksektir. Evlâd-ı Rasul olan bu velilerin türbelerini ziyaret etmek manen peygamberimiz (s.a.v) efendimizi ziyaret etmek gibidir. Bu kadar sevaba nâil olmak demektir.
Sıkıntıya ve belalara düçar olanlar bu Allahdostlarını ziyaret etsinler. Onların yanında dua etsinler. Hasta olanlar bi iznillah şifa bulur. İhtiyacı olanların hacetleri hasıl olur. Bâhusus kardeşlerime şunları tavsiye ederim “Fırsat bulursanız gelin, biriniz imam olsun Cuma namazını Omuzugüçlü mescidinde kılın, üç kişi bir cemaat sayılır. Hem büyük bir ecir ve sevab alırsınız hem de bu evlad-ı rasulü ziyaret etmiş olursunuz. Böylelikle ahiretiniz ve dünyanız mamur olur. Sıkıntılarınız def olur, müşkülatınız hal olur.

Ne büyük mutluluk ki rabbim bizleri ahir ömrümüzde böyle bir veliyullahın kapısının hizmeti ile şereflendirdi. Burada geçirdiğimiz vakitler kayd-ı hayatımızda en büyük zevk ve sevinç duyduğum vakitlerdendir. Çeşitli vilayetlerde dinî hizmetlerde bulunduk, vaazlar ettik, cemaatin azlığını çokluğunu gördük ama buradaki lezzeti hiçbir yerde tadamadık, bu lezzet hiçbir yerde yoktur, çünkü bu kapı evlad-ı rasul kapısıdır. Nesl-i peygamber, vâris-i enbiyâ olan bir seyyidin, büyük bir veliyullahın dergahıdır. Şimdi sizler gelin, vakit vakit bu Allahdostunun türbesini ziyaret edin. Allah-u zü’l-Celâl lutuf kerem sahibidir.

Kaynak:
Tasavvuf Tarikatlar ve Silsileleri 1.Cilt
(c) Ustaoğlu Kitabevi

Copyright © Seyyid Muhammed Efendi Hz. Sohbetleri Tüm hakları saklıdır.

Schreibe einen Kommentar