KULLUK, EN BÜYÜK SULTANLIKTIR

       

KULLUK, EN BÜYÜK SULTANLIKTIR

 

 

Hasan-ı Basri Hazretleri şöyle buyurur:

 

“Allah’ın emrini aziz ve üstün tut ki, Allah da seni izzetli kılsın.”

 

Abdulkadir Geylani Hazretleri şöyle buyurur:

 

“Allah’a ancak, O’ndan başka herşeyi terkeden kimseler yaklaşabilir.”

 

Hz. Mevlana şöyle buyurur:

 

“Aşktan dirilik bulanın kulluktan başka her iddiası küfürdür.”

 

“Değerli veya değersiz Senden gayri herşey insanın ruhu için aynen ateş gibidir.

Her kim ateşe sığınır ve ona dayanırsa, o hem Mecusi, hem de Zerdüşt’tür.”

 

Hac Suresi:71. “Onlar Allah’ı bırakıp da O’nun, haklarında hiçbir delil indirmediği, kendilerinden de bir bilgi olmayan şeylere taparlar. Zulmedenlerin yardımcısı olmaz.”

 

Ehlullah bu ayeti şöyle açıklar:

 

“Evet insanlar böyle Alîm ve Habîr olan, göklere ve yere bilgisi ve gücüyle egemen olan bir Allah’ı bırakıp da O’nun berisinde, O’nun dununda başka varlıklara tapınıyorlar. Gerçekten çok hayret edilecek bir durumdur bu. Üstelik bu konuda da hiç bir bilgileri de, hiç bir delilleri de yoktur. Allah kitaplarının hiç birisinde Benim dûnumda şunlara, şunlara da kulluk edebilirsiniz. Ben onlara da yetki verdim. Falanlar filânlar da güçlüdür, onlar da tanrıdır dememiş. Bu konuda hiç bir bilgi indirmemiş, kimseye böyle bir yetki vermemiş. Şimdi bu durumda nasıl oluyor da bu insanlar Allah’ın bir takım kullarını tanrı bilip, tanrı yetkilerine sahip bilip onlara kulluk edebiliyorlar? Nasıl oluyor da hayatlarında onları da söz sahibi kabul edebiliyorlar? Nasıl oluyor da onları yasalarını da uygulamaya çalışıyorlar? Bu Allah’ın hakkını gasp değil mi? Bu Allah’a karşı zalimce bir tavır değil mi?

 

Böyle yapanlar hiçbir zaman unutmasınlar ki zalimlere asla yardımcı yoktur. Zalimleri, kendilerini sadece Allah’a kulluk ortamından çıkarıp şirk pisliğine atanları, Allah’a karşı, Allah bilgisine karşı zulmedenleri yarın Allah’ın azabına karşı koruyacak hiç bir yardımcı yoktur. İşte konuşuyorlar insanlar. Haktan, hukuktan, insan haklarından, kadın haklarından, işçi, işveren haklarından konuşuyorlar. Hepsininki boş laftan ibaret. Allah hakkını bilmeyen, Allah hakkını gündeme getiremeyen insanlar hiçbir hakkı gündeme getiremezler ve hiç bir hakkı alamazlar. Önce Allah hakkı bilinmeli, önce Allah hakkı gün-deme getirilmelidir.

 

Eğer Allah hakkını bilirsek, Allah hakkını gündemde tutarsak o zaman ancak kadın hakkını, erkek hakkını, işçi hakkını, mazlumun, fakirin yetimin hakkını, devletin hakkını, toplumun hakkını, hayvanların hakkını verebilirsiniz. Ama başta Allah’ın hakkının gasp edildiği bir toplum içinde hiçbir hak söz konusu olamaz. Çünkü hakkı ortaya koyan Allah’tır. Allah hakkını veremeyen insanlar başkalarının haklarını nasıl verecekler? Allah’a karşı zalimce bir tavır sergileyen insanlar hak arayışına hiçbir zaman girmesinler. Çünkü hakları yoktur buna.”

 

Ve bir sonraki ayette Rabbimiz şöyle buyurur:

 

72. “Onlara âyetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman, inkâr edenlerin yüzlerinden inkârlarını anlarsın. Nerdeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: „Size bundan daha fenasını haber vereyim mi? Allah’ın inkârcılara vaad ettiği ateş! Ne kötü bir dönüştür!”