Faiz

  Allah’a kul olmayı cihana sultan olmaya tercih edenlere selam olsun.

 

  Hak ve hakikatleri çiğneyerek yaşamaya yaşamak denir mi?

 

  Hesabını bildiğini zannederek faiz yasağını çiğneyenlerin aslında kendileri ucuza gidiyorlar…

 Ebûbekr-i Sıddîk Efendimiz’e birisi bir tabak hediye getirmiş. Beğenmiş ağzına almış, sonra sormuş: „Nerden geldi bu?..“ Eyvah!.. Haram bir yerden geldiği anlaşılınca, parmağını boğazına sokarak çıkartmış, kusmuş. Şöyle demiş: „Haramla beslenen vücuda cehennem ateşi mutlaka dokunur, çare yok!..“ Onun için haramın girmemesi lâzım!..demiştir.

 Ali Bin Şihab (ra) der ki:

– “Helâl gıda ile beslenen bedeni, toprağın asla yemeyeceğini duydum.”

Bu söze bazı fıkıhçılar itiraz eder. Bu “şehitlere ve peygamberlere mahsustur” derler.

Oğlu der ki: “Babamın vefatından 21 yıl geçti. Babamın sözünü birileri daha itiraz ettiler. Bu adamın kendisi haram yemiyordu, mezarını açalım bakalım doğru mu deyip mezarını açtılar, gördüler ki, babam ilk gömüldüğü gibi duruyordu. İtiraz edenler durumu gördüler ve Allah’tan af dilediler.”

    Karınlarını fâizle dolduranlar bir hadis-i şerifte de anlatıldığı gibi kıyamet günü kabirlerinden kalkarlarken karınları şişmiş ola­rak saralı ve deli oldukları halde kalkacaklar ve bu durum onların belirgin özellikleri olacaktır. Yine İbni Ebi Hatim’de Ebu Hureyre’nin rivâyet et­tiği bir başka hadislerinde Allah’ın Rasûlü (s.a.v.) şöyle buyurur:

 

„İsrâ gecesi karınları evler gibi olan ve karınları­nın etrafında yılanların dolaştığı bir topluluğa uğradım. Ben: „Bunlar kimlerdir ey Cibril?“ diye sordum. O da: „Bunlar fâiz yiyenlerdir“ cevabını verdi.“

  Müslim ve Buhari’nin rivayet ettikleri bir hadisinde peygamberimiz: Faizi yiyeni de yedireni de şahitlik edip yazışmalarını yapanı da lanetlemiş ve “Eşittirler” demiştir.

  Allah’ın Rasûlü Veda haccında irşad buyurduğu hutbe­sinde şöyle buyurdu:

 

„Cahiliye dönemindeki yapılan tüm fâizler aya­ğımın altındadır. Sizin için ancak ana paranız vardır. Ne zulme­din ne de zulme uğrayın. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalip oğlu Abbas’ın bütün ribasını geçersiz kılıyorum.“

  Haram ve haksız yollarla ele geçen lokma Müslümanın manevi hayatı için zehirden daha tehlikelidir. „Haramla beslenen vücut cehenneme layıktır.“ „Haram yiyenlerin duası ve ibadeti kabul olunmayacaktır.“ gibi hadisler üzerinde iyice düşünmelidir.

Bir hastayı ziyarete giden Malik bin Dinar hazretleri, şahit olduğu hadiseyi şöyle anlatır:
„Hastanın halinden, ölüm durumunun yakın olduğu anlaşılıyordu. Kendisine Kelime-i şehadeti söyletmek için uğraştım. Fakat ne kadar uğraştımsa söylettiremedim. O durmadan on, onbir diyordu. Sonra kendisine gelip bana;

– “Ey üstadım! Önümde ateşten bir dağ var! Ne zaman şehadet kelimesini söylemeye çalışsam, bu ateş bana hücum ediyor” dedi.

 Bunun üzerine mesleğini sorduğumda; malını ribaya veren, faiz yiyen, ölçü ve tartıda hile yapan biri olduğunu anladım.“

 Rebi bin Haysem hazretleri buyuruyor ki:
“İnsan ölüm zamanından önce nasıl yaşarsa, ruhunu o hâl üzere teslim eder. Ben mala, paraya karşı çok ihtiraslı ve insanları çok çekiştiren bir adamı hastalandığında ziyaret etmiştim. Son anlarını yaşıyordu. Yanında otururken, onun duyup okuması için La ilahe illallah kelime-i tevhidini okuyordum. O ise, her defasında para saymakla meşgul oluyordu.”

Bakara suresi:

275- Riba (faiz) yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, „alışveriş de faiz gibidir“ demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir öğüt üzerine faizciliğe son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah’a kalmıştır. Her kim de yeniden faize dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardır.

276- Allah faizi mahveder, oysa sadakaları bereketlendirir. Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.

277- İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar.

278- Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz.

279- Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız.