Archiv der Kategorie: Muhammediyye Kolu

    
 Muhammediye Kolu Anadoluya ilk defa Kadiri Tarikatı´nı getiren tasavvuf yoludur.Seyyid Muhammed el-Kadiri  ise, ilk defa tarikat tesisinde bulunan ve Gavsu´s-Sakaleyn yani insanların ve cinlerin piri ve Seyyidi´l-Evliya velilerin efendisi olan Seyyid Abdülkadir Geylani hazretlerinin halifesi ve  Muhammediye tarikatının piridir.Şeyh Seyyid Muhammed efendinin  büyük dedesi olan  Muhammed el-Kadiri Hazretlerine nispetle buyol Muhammediye Tarikatı olarak isimlendirilmiştir. Muhammediye Tarikatı Kadiriye Tarikatının bir kolu olmakla beraber Nakşibendiye, Ciştiyye Ebheriye (Bayramiye, Şemsiyye, Tennuriye), Mevleviye Burhaniye ,Cezuliye  ve daha bir çok tarikatlarında katkıda bulunmasıyla büyük bir marifet denizi haline gelmiştir.

Ebheriyye Tarikati


Hacı Bayramı Veli Hz.leri de Hz.Ebu Bekir´in (ra) neslinden olan Akşemsettin´i (Fatih in hocasını) yetiştirdi.
Somuncu Baba ayrıca Peygamberimiz (sav) Efendimizin neslinden olan Emir Sultan (ks) Hz.nin eksiklerini tamamladı.

Bursa´da Yıldırım Beyazit Han, yaptırmış olduğu Ulu Camii`nin açılışı için Emir Sultan Hz.lerini davet eder, fakat Emir Sultan Hz.leri „Somuncu Baba varken ben bu açılışı yapmam“ der.
Padişah Yıldırım Beyazit Han Somuncu Baba yı davet eder, davet kabul görüp açılış yapılır.
Somuncu Baba tarafından irad edilen hutbe Fatiha Suresine yedi kez yorum getirilir.
Daha sonra Camii çıkışında her üç kapıdan da çikanlar birleştiklerinde hepsi de Somuncu Babayı görüp onun elini öptüklerini söylerler.
Bu olay üzerine Somuncu Baba`nın evliyyullah olduğunu anlayan Şemsi Fenari onu ziyaret eder ve himmet ister.Ziyaret karşılığı olarakta kendisine himmet edilir.
(Fatiha Suresinin Şemsi Fenari tarafından yazılan yedi ciltlik tevsiri asırlarca kaynak kitap olarak okunur )
Sırrı ifsa olan Somuncu Baba büyük şöhrete kavuşur, ama Şöhret afetir hadisine uyarak Bursa dan ayrılır.
Oradan Aksaray a gittiği söylenirse de üç yerde mezarı olduğu söylenmektedir.

Akşemsettin Hz.leri ayrıca Kayseri`de Sih Camii avlusunda türbesi bulunan İbrahim Sarafüyu (İbrahimbin Hüseyin Sarafu Tennuri ) Hz.lerini yetiştirdi.
İbrahim Tennuri Melami tarikatının mürşitlerindendir.

Daha Halveti ve Celveti kollarinin birleşmesiyle oluşan Ebheriye kolu Çorakcı Zade Hacı Hüseyin Aksakal (ks) da birleşir.

18. yaşında sohbet vermeye başlıyan Hacı Hüseyin Efendi ìn manzum İlmihali, Hac Menasıkı, Diş Risalesi ve keckül (sohbet) gibi esrleri vardır.

Kayseri İmam Hatip lisesinin yapılışında büyük katkısı olan Hacı Hüseyin Efendinin, Cumhuriyet döneminde sohbetleri yasaklanınca evinde talebe yetiştirmeye başlar.

Bunlar arasında Seyyid Muhammed efendi`de vardır.

Talebelerine İlmü,Aruz,Fıkıh ve eperye (Kadiri tarikatının iç yüzü) dersleri veren Hacı Hüseyin Efendi 1952 de dünyasını değiştirir.

Kabiri şimdiki 2 Meslek Lisesinin olduğu yerdedir.

Nakşi tarikatının mürşitliği Demirci Osman Efendiye, Kadiri Tarikatı Ebheriye kolu olarak Seyyid Muhammed Efendiye geçer.

Naksibendiyye Tarikatı (Halidiyye Kolu)

 Medresede ilim tahsil yaparken askere alınan ve Avusturya cepehesine gönderilen, oradan Filistin ordusuna tayin edilen seyyid Osman Efendi Filistin’de İngilizlerle harbe girer.

Cepehede Halidi Bağdadi´nin müridlerinden seyyid Abdullah ile tanışır ve ondan el hayri alir.

Nakşi tarikatının Halidi oluşturan bu kol Ali Gülam Hz. lerinden gelmektedir.

Daha sonra ingilizlere esir düşen Seyyid Osman efendi diğer esirler gibi zehirli su ile doldurulan Havuza atılır, ama Allah´ü Teala´nın izni ile kurtulur.

Memleketine döner Kızılörende imamlık yaparken dünyasını değişir.

Mürşitlik, oğlu Seyyid Muhammed Efendiye geçer.

Şah-ı Nakşibendi Hz.den bir Siir

Şah Abdülkadir,

Arşın, Kürsi’nin, Kalem’in ayı hem güneşi,

En büyük nurdan bir kalb nuru Şah Abdülkadir.

Mevleviyye Tarikatı

 Kayseri kuruluşundan beri günümüze kadar çok sayıda veliye ev sahipliği yapmıştır.Allah Teala´dan dileğimiz kiyamete kadar da devam etmesidir.
Bu velilerden birisi de Seyyid Burhanettin (ks) Hz.leridir.Mevlevi tarikatının kurucusu olmuştur.
Bu tarikat Seyyid Burhanettin (ks) Hz.leri ile başlamış ve Mevlane Celalettin Rumi (ks) Hz.leri ile devam etmiş; ancak Hz. Mevlane bu tarikata sadece raksı ilave etmiş; diğer bütün ilimleri Seyyid Burhanettin (ks) öğrenmiştir.

Bu kol Bediüzzaman Said Nursi (ks) Hz.lerine kadar gelmiştir.
Rusya ya esir düşen Said Nursi (ks) Hz.leri esaretten kurtulup İstanbula geldikten sonra Celebi dergahından uzun süre ders almıştır

Saidi Nursi de Bitlisli Mehmet Emin Efendiden gelen Nakşi Kolu,kuddusi lakabı ile anılan aslen Buhara Türkmenlerinden olan Ahmet Kuddusi (ks) Hz. lerinden Kadiri dersi ve Hz. Mevlana dan gelen Mevlevi kolu olmak üzere üç kol birleşmiştir.

Ve aynı zamanda üveysidir. Bediüzzaman Saidi Nursi (ks) leri.

Yönetimlerin islama karşı davranışlarına muhalefet ettiğinden Ankara İsparta vs.Ağır Ceza Mahkemelerinde müteaddit defalar yargılanıp Türkiye nin ceşitli illerine sürgün edilerek hayatını sürdürdüğü halde zikir ve tebliği hiç bir zaman ihmal etmemiştir.
Islamdan tavüz vermesini hayatı ile ödeyip şehadet şerbetini içen Şeyh Said in yeğeni ve halifesi Şıh Melik, Kayseriye sürgün edilir.

Kayseri´ye geldiğin de 17 yaşındadır. Burada Seyyid Muhammd Efendi ile tanışır ve 1948 de Isparta ya Bediüzzaman Saidi Nursi-Hz.lerinin dergahında 7 (yedi) ay birlikte ders alırlar ve Saidi Nursinin İstanbula sürgün edilmesiyle tekrar Kayseriye dönerler.

Seyyid Muhammed Efendi, Said Nursi Hz. leri ile müteadit defalar görüşür.

14 Mart 1960 tarihinde vefat eden Bediüzzaman Saidi Nursi Hz. lerinden Kadiri-ve mevlevi kollarının Mürşitliği Seyyid Muhammed Efendiye geçer.

Bediüzzaman Said Nursi (ks) vefat Urfa da Halil İbrahim Camii avlusuna defedildiği halde 27.05.1960 ihtilalinde mezarından çıkartılarak bilinmeyen bir yere götürülür.

Tarikatı Kadiriyye Muhammediyye Kolu

  Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizden sonra Hz. Ali (k.v.) ile devam eden Mevlevi Tarikatının Mürşidi Hz. Mevlana’nın, Rufevi tarikatının piri Ahmet Rufai (ks) hazretlerinin, Nakşi Tarikatının Piri Şahı Nahşibend (ks) hazretlerinin, mürşidimiz Gavsul Azam Abdulkadir Geylani (ks)’den Kadiri adını alan tarikatın koludur.
Muhammediyekolu, Ebheriye, Halidi (Nakşi Tarikatından gelen kol) Mevlevi, olmak üzere birleşen bir koldur.
Mürşidi İstanbul’da ikamet eden Seyyid Muhammed (ks): 1928’de Kayseri’de dünyaya geldi. 5 yaşında ilim tahsiline başlayıp başta babasından olmak üzere birçok ulemadan zahiri ilimleri tahsil etti. Ayrıca batını ilimlerde tahsil eden Seyyid Muhammed efendi babası Seyyid Osman efendi’den Kadiri ve Halidi tarikatlarının, Çorakcı Hacı Hüseyin efendi’den Epheriye tarikatının ve Said Nursi hazretlerinden Mevleviye tarikatının icazetini aldı.
Fahri kainat Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimizden sonra birinci imam Hz. Ali (kv) ile ayrılan ve imam Hüseyin (ra) İmam Hz. Zeynal Abidin (ra) İmam Muhammed Bakir (ra) la devam etmiş ve imam Hz. Caferi Sadık’ta (ra) Nakşi tarikatı ile birleştiği için Derya haline gelmiştir. İmam Caferi sadıkin (ra) Annesi ve İmam Hz. Muhammed Bakir`in eşi Ferva (ra) Hz. Ebu Bekir in (ra) torunun kızıdır. O nedenle de iki kol imam Hz. Caferi Sadıkta birleşmiştir.
           İmam Hz. Musa Kazım (ra) ile devam eden ve Pirimiz Abdülkadir Geylani (ks) Hazretlerinde genişleyen ve adını da ondan alan Kadiri Tarikati Seyyid Muhammed (ks) de ; Muhammediye, Ebhriye, Mevlevi ve Nakşi (bu koldan Halidi) olmak üzere dört kolun birleşmesiyle tekrar Derya haline gelmiştir. Burada asıl olan Muhammediye Koludur. Diğer Kollarla sonradan birleşmiştir.

          Babası Hz. Hasan (ra) in Annesi Hz. Hüseyin (ra) neslinden olan Gavsul Azam Abdulkadir Geylani (ks) kurmuş olup adnı da ondan almıştır. İmami Rabani (ks) tarafından ikibininci yılın yenileyicisi olduğu söylenen Abdülkadir Geylani (ks) dünyaya gelmeden önce Bağdat Alimleri tarafından geleceği Müjdelenmiş, onun ayaklarının bütün evliyanın omuzları üzerinde olacağı işaretle haber verilmiştir. Vazifesinin Kıyamete kadar devam edeceğini işaretle kendisi şöyle buyurur:

„ÖNCEKİ GÜNEŞLERİN HEPSİ BATTI VE GİTTİ, BİZİM GÜNEŞİMİZSE BATMIYACAK EBEDİ“.